stanley kubrick

Başarılı Yönetmenlerin İlk Çalışmaları:

Birçoğumuz ünlü yönetmenleri sadece başarılı gişe filmleri ile tanırız.  Bir Tim Burton’ın Tim Burton olmadan önce neler yaptığını pek bilmeyiz.

Akıllardan çıkmayacak filmlere imza atmış üstün yetenekli yönetmenlerin ilk çalışmalarını sizler için derledik. Tim Burton, George Lucas, Nuri Bilge Ceylan, Stanley Kubrick ve daha birçok ünlü yönetmen…

George Lucas / Freiheit (1966)

Güney Kaliforniya Üniversitesinde sinema okuyan George Lucas’ın ilk kısa filmlerinden biridir Freiheit. Bu kısa filmden bir yıl sonra çektiği Electronic Labyrinth THX 1138 4EB ile Amerikan Ulusal Öğrenci Filmleri Festivalinde büyük ödülü kazandı. Bunun sonucunda da Warner Brothers yapım şirketinde staja başladı. Başarıya giden yolda emin adımlarla ilerleyen Lucas, aynı yıl Flash Gordon ve Maymunlar Cehennemi’nden etkilenerek, Yıldız Savaşları’nın senaryosunu yazmaya başladı.

Tim Burton / Vincent (1982)

Filmlerinde genellikle sıra dışı gotik karakterler kullanan Tim Burton, ilk filmi Vincent’i 1982 yılında stop-motion animasyon tekniği ile çekti. Tim Burton ve Rick Heinrichs tarafından yazılıp yönetilen film, Edgar Allan Poe öykülerine ilgi duyan gerçeklikten kopmuş 7  yaşındaki Vincent Malloy’un hikayesini anlatıyor. Vincent Price hayranı olan Tim Burton ilk filminde tabii ki ondan ilham almıştı.

Stanley Kubrick / Fear and Desire  (1953)

200, A Space Odyssey, A Clokwork Orange gibi kült olmuş filmleri ile tanıdığımız Stanley Kubrick’in ilk uzun metraj filmlerinden biridir Fear and Desire. Kubrick ; film yapımcılığını, görüntü yönetmenliğini, yönetmenliğini ve montajını kendisi yapmıştır. Ünlü yönetmen bu filmi arkadaşlarından ve ailesinden borç alarak zor şartlar altında çekmiştir. Ama daha sonra beğenmediği için bütün kopyalarını toplattırmıştır.

Nuri Bilge Ceylan / Koza (1995)

Uluslararası alanda yaptığı harika filmleri ile başarısından söz ettiren ünlü yönetmen Nuri Bilge Ceylan, sinema dünyasına Koza adlı kısa filmi ile giriş yaptı. Ayrıca 1995 yılında Cannes Film Festivali’nin ilgili bölümüne Koza filmi katılma başarısını gösterdi.  Annesi ve babasının başrolde olduğu bu kısa film Çanakkale’de kendi köyünde çekilmiştir.

Ridley Scott / The Duellists (1977)

Başarılı yönetmen Ridley Scott’un nadir bilinen ilk filmlerinden biridir The Duellists. Tarihi bir dram filmi olan The Duellists, Napolyon döneminde Fransa’da iki teğmenin arasındaki yıllar süren dövüşme sürecini anlatıyor. Birbirlerine karşı kinleri asla azalmayan iki teğmenin biri de Tarantino’nun meşhur Mr. White’ı Harvey Keitel’dır. Film; hırs, unvan ve gurur gibi kavramların en iyi anlatıldığı eserlerden biridir diyebiliriz.

Peter Jackson / Bad Taste (1987)

Yüzüklerin Efendisi gibi bir efsanenin yaratılmasında payı olan Peter Jackson, ilk çalışmalarından olan Bad Taste, adından da anlaşıldığı üzere uzaylıların bir fast-food zinciri için dünyayı istila etmelerini anlatıyor. Birbirinden tuhaf beyinsiz yaratıkların yer aldığı filmde yarılan kafalar, yırtılmayla ortalığa saçılan beyinler, kan, kusmuk ve eşi benzeri olmayan bir eğlence eksik olmaz.

Lars von Trier / Turen til Squashland (1967)

Ünlü yönetmen kendisine hediye edilen ‘Süper 8’ kamera ile 11 yaşından itibaren kendi filmlerini çekmeye başladı. Hayatı boyunca sanat dünyasının sevilen ismi olan Trier bu animasyonu çektiğinde henüz 13 yaşındaydı. Henüz 13 yaşında olmasına rağmen Lars von Trier’in fena bir iş çıkarmadığını söyleyebiliriz.

Martin Scorsese / The Big Shave (1967)

Goodfellas, Casino gibi kült filmleri ile tanınan ünlü yönetmen Martin Scorsese, geçtiğimiz yıl The Irishman ile gündeme oturmuştu. Hristiyanlık, suç, adalet ve şiddet gibi acımasız kavramları filmlerinde işleyen Scorsese, bu kısa filminde ise bir jilet firmasının reklamı gibi başlayan ilk sahnelerden sonra tıraş olan adamın kendini kanlar içinde bıraktığı hikayeyi anlatıyor.

Fatih Akın / Getürkt (1996)

Fatih Akın’ın ilk kısa filmlerinden olan Getürkt adlı filmi zamanında oldukça beğeni toplamıştı. Birçok ödül kazanan Getürkt, kelime anlamı olarak “Türk tarzı, Türkler tarafından yapılan” demek. Fakat deyim olarak kullanıldığında “kandırmak, saptırmak, uydurmak” gibi anlamlara geliyor. Fatih Akın ise bu isimden yola çıkarak bizler için çok güzel bir kısa film yaratmış.

Neill Blomkamp / Tetra Vaal (2004)

Districk, Alien gibi başarılı filmlerle tanıdığımız Neill Blomkamp; cinéma vérité tekniği ile doğal fotogerçekçi efektler ile sinema dünyasındaki yeri tartışılmaz. Bu kısa filmi ise robotlardan oluşan bir orduyu konu almakta.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: