Karacaoğlan’ın Elif’i

Yola çıkarken bütün oba başına birikmiş ” Etme eyleme , uyma şeytanın sözüne. Gurbet elin kahrı zehirden acıdır. Aşık olsan da acıdır. Senin başındaki kavak yelleri gelir geçer.” demişlerdi. Hiçbirini dinlemeyip obasından ayrılmasıyla Karacaoğlan efsanesi başlamış oldu.

Biz de bugün sizlere Karacaoğlanı ve Elif’e duyduğu aşkı anlatacağız.

Deve inadını bilirsiniz veyahut hiç değilse duymuşsunuzdur. Bir deve yere çöktü mü , onu tatlı dil de dayak da kar kıyamet de kaldıramaz yerinden. Açlıktan kemikleri gözükse de susuzluktan dili yarılsa da kalkmaz. Yattığı yerde can verir. İşte bir gün bir devenin inadı tutmuş , çökmüş yere. İnsanlar çaresiz beklerken Karacaoğlan gelmiş. Saz çalıp türküsünü söylemeye başlayınca deve yavaş yavaş ayaklanmış. Bey de bunları görmüş , şaşırıp kalmış. Obaya davet edilmiş Karacaoğlan. Obanın yemyeşil ovalarında oturmuş saz çalarken Bey’in güzeller güzeli kızını görmüş. İşte o gün vurulmuşlar birbirlerine.

” Benim yarim hem güzeldir,hem handır

Malım yoksa tatlı canım kurbandır

İnci değil, sedef değil, mercandır

Ak kolunda kol bağısı kırmızı.”

Aşkları ortaya çıkmış. Bey kızını kel aşığa verir mi hiç ! Kıyametler koptu obada. Elif o kadar aşıktı ki ölümü bile göze almıştı artık. Kaçtılar obadan. Zalim Bey kıymetini bilmese de bu aşığın oba bildi. Sakladı , korudu iki sevdalıyı sonra da sağ salim yolcu etti. Beye vermediler.

Aşk Kokulum - Güvercin Uçuverdi (Misket) Ankara'da meşhur... | Facebook

Karacaoğlan ve Elif Küçükalioğlu obasına geldi. Karşılayıcılar gelenleri ulu bir törenle karşıladı. Bey de çok sevindi. Obasına bir Aşık teşrif etmişti. Lakin herkesi bir tedirginlik sardı. Beyin arsız yeğeni Halil dünyalar güzeli Elif’İn başına musallat olacaktı belliydi. Öyle de oldu zaten. Halil Elif’i görür görmez vuruldu. Kıza tuzak kurdu ve kandırdı zavallıyı. Bir gece onun yanında ona hiç dokunmadan yatacaktı. Bu sayede peşini bırakacağına söz verdi. Karacaoğlan da o sıra Ceritlerin düğününde saz çalıyordu. En güzel türkülerinden birini söylüyordu. Düğün olmasına rağmen pek gamlı pek mutsuzdu.

” Sunayı da deli gönül sunayı

Ben yoluna terk ederim sılayı

Armağan gönderdim telli turnayı

İner gider bir gözleri sürmeli”

Türküsünü bitiremeden sazının teli koptu. Karacaoğlan dondu kaldı. Ne yapacağını bilmez bir halde düğünü terk etti. Olanı biteni anlayamayan ahaliyi de bir yaşlı aydınlattı. ”Aşıkların bir mecliste sazlarının telinin kırılması uğursuzluktur. Bir hal vardır başında… Bir kötülük. Karacaoğlan da onun için gitti.” Şafak vakti otağına vardı. Bir de ne görsün ! Dünyası başına yıkılmıştı. Durdu , düşündü. En sonunda olacağı buydu , dedi kendi kendine ; ”Bey kızları bey oğullarınındır.” Ceketini çıkardı , usulca sevdiğinin üzerine örttü. Ve bir daha gelmemek üzere obadan ayrıldı. Elif anlamıştı. Kalktı , ardı boyunca koştu ama yetişemedi. Yere yığıldı. Acı içinde boylu boyunca yattı gün doğumuna yakın bir vakitte.

” Ağlaya ağlaya düştüm yollara

Karışayım boz bulanık sellere

Adı sanı duyuladık illere

Gitmeyince gönül yardan ayrılmaz.”

Karacaoğlan'ın Kara Sevdası filminde Nuri Altınok ve Tijen Par bir sahnede - 1959

Bey’in hanımı Elif’in yanına geldi. Zorla anlattırdı olanları zavallı kıza. Olayı öğrenir öğrenmez gitti Halil’i öldürdü. Yolda da Beyle karşılaştı. Bey Halil’in yaptıklarını öğrenince ‘ Gidin de leşini köpeklere atın onun… Böyle bir adamın ölüsünü toprak kabul etmez.” diye emir buyurdu. Karacaoğlanın yüreği kan ağlıyordu. Can yoldaşını aldı eline ve türküler söylemeye başladı.

”Boğazında sarı akik

Zülüfün gerdana dökük

Gönlün eğri kaşın yıkık

Dostum neler gördün bugün”

Karacaoğlan bir mağaraya girmiş ve senelerce orada yaşamış , türküler söylemiştir. Rivayettir ki yüreği temiz olanlar o mağarada can kulağıyla dinlerlerse türküleri duyarlarmış.

Oba yana yakına Karacaoğlanı aramaktaydı. Bey emir buyurdu. Ömrüm boyunca bu utançla yaşayamam. Mutlaka onu bulun getirin, dedi. Deli Hüseyin , Beye gitti:

– Bey sen de yeme kendini. Ben kardaşımı bulurum. Ya da ölürüm. Elif sana emanet. Avradım, çocuklarım sana emanet. Hakkını helal eyle…

-Peki Hüseyin. Çocuklarına çocuklarımdan iyi bakarım. Var git kardaşını bul. Yolun açık olsun…

Yıllar yıllar geçti. Elif yaşlandı , saçları ağardı. Lakin umudunu yitirmemekteydi. O gelecek , diyordu. Mutlaka gelecek, gelmemesinin mümkünü var mı? Elif hastalandı. Saçları döküldü. Gözleri hala yollarda… Ne zaman bir karartı görse ” Bakın hele yavrular , şu gelen Karacaoğlan mı ? ”

Karacaoğlanın duyulan son türküsü…

”Üryan geldim gene üryan giderim

Ölmemeğe elde fermanım mı var

Ezrail gelmiş de can talep eyler

Benim can vermeğe dermanım mı var…”

Elif son bir kez haber saldı sevdiğine: ”Görürsen de ki , Elif’in eli ayağı tutmaz olmuş… Bir ayağı çukurda de… Bugün değilse de yarın de… Dünya gözüyle onu bir kere görüyüm , dedi de… İnadın sırası geçti diyor de…”

Çerçi işi gücü bıraktı. Günlerce Karacaoğlanı aradı. En sonunda buldu. Etrafındaki kalabalığı yardı geçti. Çabuk ol , dedi. Ya yetişirsin ya yetişemezsin…

Beni götür kardaş ,dedi Karacaoğlan. Ağlıyordu. Düşe kalka at sırtında Elif Ananın köyüne geldiler. Kalabalıktan çıt çıkmıyordu. Karacaoğlan yetişememişti… Sevdiğinin mezarının başına gitti.

” Şu yalan dünyaya geldim geleli

Tas tas içtim ağuları sağ iken

Kahpe felek vermez benim muradım

Viran oldum mor sümbüllü bağ iken…”

Bir dut fidanı vardı mezarın başucunda. Sazını dut fidanına astı. Ve oradakilere bu saz burada kıyamete kadar kalacak , dedi. Yıllar geçti. Saz çürüdü. Dut yaşlandı , yıkıldı. Yenisini diktiler , sazı onardılar. Ve bugün hala , saz dut ağacında esen yelle öter durur.

Bu sevdaya yakılmış türküyü de sizler için buraya bırakıyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: