Hygge (Bir iskandinav rüyası)

Öncelikle selamlar ben aranıza yeni katılan yazarınız Artun, ilerleyen yazılarda size kendimden de bahsetme fırsatı bulacağımı umuyorum. Her şeyden önce bu yazıların devamının gelmesi ve sizin düşüncelerinizi yazmamız için bizi desteklemeniz çok önemli. Yıllardır iskandinav kültürü ve tarihiyle ilgili olduğum için bu yazının uygun olacağını düşündüm eğer siz de benim gibi bu mutluluk ve refah seviyelerinin akıl almaz derecede olduğu ülkelerin nedenlerini sorgulayıp yaşam stillerini merak ediyorsanız gelin kısaca bu kültürde küçük fakat önemli bir yere sahip olan Hygge yi inceleyelim.

Danimarka kökenli bu sözcük aslında bütün İskandinavya’da büyük bir fenomen. Nasıl mı? Temelde rahatlık, sevdiğiniz insanlarla hayattaki güzel şeylerin tadını çıkarmak için zaman ayırdığınız rahat ve sıcak bir atmosfer olarak tanımlanabilir. Hygge’nin Türkçe bir karşılığı yok aslında İngilizcede de yok yani İngilizce ‘cozy’ kelimesi ile eşleştirilebilir fakat tam olarak ‘cozy’ değil bundan daha fazlası. Yanan bir mumun ışığında kendi kendinize geçirdiğiniz zaman, arkadaşların ve ailenin sıcak ortamında edilen loş sohbetler ve çok ağır olmayan bir yemeğe de Hygge diyebiliriz. Kendi kendinize vakit geçirmek derken oturup loş ışık karşısında 4 saat instagramda geçirilen vakitten bahsetmiyorum tabi ki ya da kahve mi aldım instagrama fotoğraf attım gibi şeyler kesinlikle Hygge değildir.

Hygge ve Dünyanın En Mutlu İnsanları

Danimarkalıların dünyada bu kadar mutlu olmasının sırrı aslında büyük çoğunlulukla Hygge’den geçiyor. Hygge temelde küçük şeylerden faydalanarak yaşamayı hissetmek ve bu alanda farkındalığı geliştirmek için ayrılan zaman olarak da tanımlanabilir. Peki bu insanlar bu mutluluk yüzdesini nasıl ellerinde tutuyorlar , işte Hygge tam olarak bunun cevabı niteliğinde. Bu tarz bölgelerde yaşayan insanların aslında ilk başta soğuk ve çekimser davrandığını söyleyebilirim fakat onların arasına girdiğinizde ve yavaş yavaş kendi ortamınızı yarattığınızda bununla yetinmeyi öğreniyorsunuz. Yetinmek sanırım doğru kelime değil, daha fazlasına ihtiyaç duymayıp bu şekilde mutlu oluyorsunuz. Bu tabi ki farklı şekillerde yorumlanabilir lakin bu insanların genel olarak soğuk iklim ve gece kuşağında yer almasıyla o gece hayatının keşmekeşinden uzak sakin , huzurlu evde geçirilen akşam veya bir kaç arkadaş ve alkol eşliğinde evde geçirilen huzurlu bir gece sizin için aslında çok da yeterli.

Bu söylediklerim ‘minimalizm’ kelimesini size hatırlatmıştır umarım. Hygge ve minimalizm bu konseptte bağlantılı iki kelime. Yıllardır amerikan kültürü ile yetişen toplumlarda hep daha fazlasını isteme ve film kitap vs. gibi sanat dallarında bunun pompalanması bu tarz yaklaşımların etkisini düşünmüştür fakat burada sorulması gereken soru şu neden bu insanların mutluluk seviyleri diğer ülkelereden daha iyi?

Tabi ki bir çok farklı etmen de bu konuda etkili lakin Hygge bir zihin yapısı durumu (mindset) olduğu için buna erişmek biraz zor olabilir. Bunu anlatması bir hayli zor fakat eğer buraya kadar geldiyseniz zaten siz de bir şeyleri sorgulayıp biraz da olsa bu yaşam tarzlarını hayatınıza sokmaya başlamışsınızdır. Sadece Danimarka değil İsveç de ‘Lagom’, Japonya da ‘Ikigai’ ve minimalizm gibi düşünceleri ve farkındalıkları kendi hayatınıza rahatlıkla entegre edebilirsiniz.

Hygge, Danimarkalıların hayattaki küçük şeyleri takdir etmelerine yardımcı olan bir felsefe ve yaşam tarzıdır. Basitliğin önemini anlamak, gevşemek için kendine zamana yaratmak  ve hayatın hızlı temposunu yavaşlatmakla ilgilidir. Hygge size çok uzak İskandinav diyarından çıkmış olabilir ama evde pratik de yapabilirsiniz! Aileniz ve arkadaşlarınızla günlük hayatın tadını çıkarmak için zaman ve alan yaratın ve evde iyi vakit geçirin. Sakin ve huzurlu bir ortam yaratın , birkaç mum ve loş bir köşe lambası size Hygge ambiyansı için yeterlidir. Soğuk kış günlerinde elinize aldığınız bir kitap ve kahve ile battaniye altında geçirdiğiniz bir akşam buna örnek olabilir. Arkadaşlarınızı davet edin. Büyük arkadaş grupları veya yabancılarla yapılan partilerle değil sadece yakın arkadaşlarla yapılan küçük, samimi buluşmalar Hygge olarak nitelendirilebilir. Önemli olan aradaki samimiyetin kaybolmamasıdır. Arkadaşlarınızla birlikte ne yaptığınız gerçekten önemli değil, kısacası konu iyi arkadaşlarla kaliteli zaman geçirmek!

Önümüz kış iken ve bu ekonomik durumdan istifade ederek Hygge’yi hayatımıza katmak ve biraz olsun kendimizi dinlemek için zaman yaratmak bu kış için size verebileceğim en iyi tavsiye olabilir. Cep telefonunuzu kapatın ve farklı bir odaya koyun .Dünyevi işlerinizden veya sahip olduğunuz beklentilerden uzaklaşın. Anın tadını çıkarın, zihninizi dinlendirmek ve enerji toplamak için biraz zaman ayırın.

Umarım bu ipuçlarından bazılarını bu yıl evinize uygularsınız!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: