Zeybek Serisi : Sarı Zeybek

Atatürk’ün ölmeden önce yaptığı son dans Sarı Zeybektir. Bu ezgiyi her duyuşumuzda hepimizi derinden etkiler. Çünkü duyduğumuz bir ezgiden çok daha ötesidir. Türk milletinin tüm yokluklara rağmen bağımsızlığı için verdiği mücadelenin ruhunu , hayatta kalma çabasını hissederiz Sarı Zeybekte.

Sarı Zeybek Belgeseli - Can Dündar - YouTube

Bugün sizlere İsveç’ten İzmir’e Sarı Zeybeğin hikayesini anlatacağız. Ve bu süreçte çok mühim bir rol oynayan ,  Türkiye Milli Olimpiyat Komitesinin kurulmasına önderlik ederek Türkiye’nin Olimpiyatlarda temsil edilmesini sağlayan beden eğitmeni, spor yöneticisi ve siyasetçi olan Selim Sırrı Tarcan’dan bahsedeceğiz.

Selim Sırrı Tarcan kimdir? - Bi'Soru Bi'Cevap

Cumhuriyet yeni kurulmuş ve her alanda idealleşme amaçlanmıştı. Bu süreçte halk oyunlarının ulusallaşmadaki önemini fark eden ve bunun için çalışıp heyecan duyan biri vardı : Selim Sırrı Tarcan. Yeni Zeybek Raksı adlı makalesinin ilk sayfasında çağdaş giyimli bir erkek , çağdaş giyimli bir kadının önünde diz çökmüş bir vaziyette durmaktaydı. Resmin hemen altında ise, Atatürk’ün “Zeybek Raksı bu yeni şekliyle her içtimai salonda kadınla birlikte oynanabilir, oynanmalıdır” diyen sözü yazıyordu.

musty_s zeybek_s

1896’da İzmir’de istihkâm subayı olarak göreve başladığında Yunan ile yapılacak harp için İzmir’den gelen zeybeklerden taburlar oluşturuluyor ve talimler yapılıyordu. Talimler bittikten sonra her akşam saatlerce zeybek oyunu oynayan askerler Sırrı Tarcan’ın dikkatini çekmekteydi.

Selim Sırrı, etkilendiği kıyafetleri ve İzmir günlerini şöyle anlatıyordu;

“Bu kıyafetlerin muayyen şekli yok idi. Her beldenin bazı hususiyetleri göze çarpıyordu. Feslerine yemeni, kefiye saranlardan başka, yavuklularının işlediği oyalarla başlarını bir taç gibi süsleyenler de vardı. Bazılarının kasığından koltuğuna kadar uzanan kırmızı yün kuşak, bazılarının bellerine dolanan kıymetli bir şal üstüne bağlanmış meşin silahlıkları vardı. Camadan cepkenlerle, dizlikler çeşit çeşit idi. Umumiyetle dizleri İskoç askerleri gibi meydanda idi. İzmir’de kaldığım dört yıl süresince, her fırsat buldukça zeybek köylerini dolaştım, zeybekleri oynatıp, kendim de aralarına katılarak onları taklide çalışırdım. Ödemişli zeybekler beni çok misafir ettiler. Zeybeklerle buluşup, türkülerini dinler, oyunlarını seyrederdim. Bu dört senemi ömrümün en mesut günleri arasında kaydedebilirim. İzmir’de geçen gençlik yıllarım bir inkılaba vesile olduğu için, kalbim orası için minnettarlıkla doludur. İstanbul’a nispetle, İzmir’de bir hürriyet havası olduğundan, bende okumak hevesi uyandı. Garbın eserlerini İzmir’de okudum ben.”

Zeybekler neden böyle giyiniyor

Selim Sırrı 1909’da Harbiye Nezareti tarafından, beden eğitimi ve spor ihtisası yapmak üzere İsveç’e gönderildi. Oraya gittiğinde dikkatini çeken ilk şey halkın milli duygularının çok güçlü olmasıydı. Bunu anlamlandırmak için çalışmalara koyuldu. Araştırmaları sonucu şu tespite vardı : Millet Bahçesi denilen yerlerde köylüler her gün milli oyunlarını icra etmekte bu da halkın milli duygularını canlı tutmaktaydı.

Bu durumdan çok etkilenen Selim Bey İzmir’e döner dönmez Zeybek alanında çalışmalara başladı. İlk önce Sarı Zeybeğin hareketlerini sistematik bir hale getirdi ve bunu kızlı erkekli olmak üzere gençlere öğretmeye başladı.

Image for post

Yıl 1924… Cumhuriyet’in ilanından 6 ay geçmiş. Savaştan yeni çıkmış olan Türkiye yaralarını sarmakta , ekonomik olarak çökmüş olmasına rağmen imar işleriyle meşgul olmakta ve mübadeleler yapmaktaydı. Yeni kurulmuş bir ülke olmasına rağmen 1924 yılında Paris’te düzenlenen olimpiyatlara davet edildi. Atatürk, İsmet Paşa ve Maarif Vekili Kurtuluş Savaşı sonrasında, diplomatik yalnızlıktan kurtulma ve tanınma mücadelesi vermekteydi. Türk Devleti için olimpiyatları iyi bir propaganda aracı olarak görülüyordu. Spor tesisi, beden eğitimi uzmanları olmayan Türkiye’nin bir derece beklememesi gerektiğini Selim Sırrı TBMM’ye açıkça söyledi.

Ancak devlet, 1924 olimpiyatları için kıt kaynaklarına rağmen büyük bir özveri gösterip gerekli olan 27.000 bin lira masrafı karşılayarak; futbol, güreş, atletizm, eskrim ve bisiklet dallarında 40 sporcusunu Paris’e gönderme kararı verdi. Türkiye Cumhuriyeti’nin böyle büyük bir uluslararası organizasyonda ilk defa yer alması, Türk halkı için moral kaynağı olacak, Yeni Türk Devleti’nin dünyanın diğer ülkeleriyle yarışabileceği gösterilecek, Türk bayrağının dünya devletlerinin arasında dalgalanıyor olmasının gururu tüm başarısızlıkların önüne geçecekti.

Image for post

Olimpiyat Komitesi , 1924 Paris Olimpiyatlarında Sırrı Tarcan’dan Türkiye’nin beden terbiyesi hakkında konferans vermesini istedi. Sırrı Tarcan, üç yıldır zeybek dansını belirli bir kurala oturtmak için çalışıyordu. Şimdi dünya uluslarına sergileme şansı yakalamıştı. Önce anlattı, sonra Fransız yüzbaşısının çaldığı piyano eşliğinde sahneye çıkıp oynadı. Herkes tarafından çok beğenilmişti.

Selçuk'ta sarı zeybek rüzgarı - Selçuk Haber

Yıllar sonra Sırrı Tarcan beklediği anı yakaladı. Atatürk’ünde bulunduğu bir ortamda kalkıp Sarı Zeybeği oynadı. Atatürk bu dansı çok beğenip şu sözleri sarf etti :

‘Hanımefendiler, Beyler; “Selim Sırrı Bey, zeybek raksına medeni bir hal vermiştir. Artık Avrupalılara, bizim de mükemmel bir raksımız var diyebiliriz. Bu oyunu salonlarımızda, müsamerelerimizde oynayabiliriz. Zeybek dansı bu şekli ile her salonda kadınla beraber oynanabilir ve oynanmalıdır”.

Atatürk’ün ölmeden önce yaptığı son dans bu nedenden ötürü Sarı Zeybek olmuştur. İzleyenin yüreğinde derin bir özlem ve minnet uyandıran bu dansı sizler için buraya bırakıyoruz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: