LA HAINE (PROTESTO), MATHIEU KASSOVITZ, 1995 Vincent Cassel

Günün filmi; La Haine (Protesto), Mathieu Kassovitz, 1995

Güne  Mathieu Kassovitz‘in 1995 yapımı siyah beyaz filmi La Haine (Protesto) ile devam ediyoruz. Toplumdan dışlanmış 3 gencin hikayesine odaklanan film, hepimize duymaktan korktuğu insanlık mesajını en sert biçimde veren bir eser.

“Şimdiye kadar her şey yolunda, şimdiye kadar her şey yolunda. Önemli olan düşüş değil, yere çarpıştır.”

Irkçılık, sosyal adaletsizlik, toplumdan dışlanma 21. yüzyılın en büyük sorunlarından. Geldiğin yer, ten rengin, konuştuğun dil; senin yaşama hakkını elinden alabiliyor. Kabul edilebilir gibi değil.  Mathieu Kassovitz‘in yarattığı 3 gencin hikayesini sadece Fransa’da görmüyoruz. Dünyanın her yerinde ırkçılık insanoğlunun üstündeki kara bir lekeden farksız.

1995 yapımı film çıktığı yıl itibariyle Fransa başta olmak üzere, dünyada büyük ses getiriyor. Paris’te gettoların hareketli yaşamını anlatan film, aynı zamanda bu insanların polisle ve adalet ile olan sorunlarına ayna tutuyor. Hubert Koune, Said Taghmaoui ve Vincent Cassel’in başrollerini paylaştığı eserde gerilim hiç düşmüyor ve sizi soluksuz bir şekilde kendine bağlıyor. Aynı zamanda Taxi Driver filmindeki Travis karakterini tekrardan bize hatırlatan Vincent Cassel’ın performansı gerçekten inanılmaz.

Karakterlerden Said, diğer iki karaktere göre daha küçük ve fikirleri daha esnek olmakla birlikte tam tersi olarak Vinz, inatçı, öfkeli ve ne yapacağı belli olmayan biridir. Hubert, Vinz ve Said’e göre daha bilge, okuluna devam eden ve banliyöden kurtulmanın yolunu arayan bir genci yansıtmaktadır.

Filmin Konusu

 Bir Arap (Said), Bir Afrikan (Hubert) ve bir Yahudi (Vinz) olan 3 arkadaş Paris’in banliyölerinde hareketli bir yaşam sürmektedir. Polisle sürekli karşı karşıya gelen bu gençler; toplumdan dışlanmış ve öfke doludurlar. Bir gün Hubert polisler tarafından öldürülesiye dövülür. Hubert’in hastanede yattığı bu dönemde Vinz bir yemin eder. Eğer Hubert ölürse karşılık olarak bir polis öldürecektir. Bu sırada mahallede çıkan bir kavgada bir polis memuru  Smith Wesson silahını kaybeder. Bu silah Vinz’in eline geçer. Hubert’in ölümünden sonra her şey daha da karmaşıklaşacak, Smith Wesson onları korurken çoğu zamanda başlarına bela olacaktır.  Çehov’un silahı ilkesi, her an patlayacağı gerçeği kahramanlarımızın peşini bırakmayacaktır. Ve silah hiç umulmadık bir yerde hiç umulmadık bir şekilde patlayacaktır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

<span>%d</span> blogcu bunu beğendi: