FRANSIZ YENI DALGA AKIMININ ILK FILMI: LA POINTE COURTE (AGNÈS VARDA)

Fransız Yeni Dalga akımının ilk filmi: La Pointe Courte (Agnès Varda)

Fransız Yeni Dalga akımının öncüsü Angés Varda ve ilk filmi La Pointe Courte.

1950’lerin sonunda Fransa’da birtakım sinemacı, film endüstrisinin dayattığı kurallara karşı gelerek “Fransız Yeni Dalga” sinemasını yarattı. Bu akım, planlı bir örgütlenme değildi. Geçmişlerinde sinema eleştirmeni olan bir grup yönetmen; tabuları yıkarak, kurgu dinamiğine uymayan tamamen deneysel olan filmler yaptı.

FRANSIZ YENI DALGA AKIMININ ILK FILMI: LA POINTE COURTE (AGNÈS VARDA)

Fransız Yeni Dalga akımı, bir başkaldırı hareketidir. Hayatın paralel bir yansıması olan sinemada özgürlüğün her koşulda savunulmasıdır. İtalyan Yeni Gerçekçilik akımından etkilenen Yeni Dalga sinemasının en önemli temsilcileri; Anges Varda, François Truffaut, Jean-Luc Godard, Éric Rohmer, Claude Chabrol ve Jacques Rivette gibi sinema tarihine damga vurmuş isimlerdir.

Fransız Yeni Dalga akımının ilk filmi: La Pointe Courte (Agnès Varda)

“Hikayemi değil de, masal okuyormuşum gibi dinledin beni! “

1955 Angés Varda imzalı La Pointe Courte, Fransız Yeni Dalga akımının ilk filmi kabul edilir. Henüz François Truffaut, Jean-Luc Godard, Éric Rohmer gibi Yeni Dalga’nın esas isimleri film yapmadan yaklaşık 5 yıl önce Angés Varda; ilk uzun metrajlı siyah beyaz filmi “La Pointe Courte” ye imza attı. Angés Varda, henüz 26 yaşındayken çektiği ilk filminde fotoğrafçı oluşunun verdiği yaratıcılıkla farklı kamera açıları kullanarak sinematografiyi yeniden anlamdırdı. Film boyunca üç farklı görüntü yönetmeniyle (Louis Soulanes, Paul Soulignac, Louis Stein) aynı anda çalıştı. The 400 Blows ve Breathless gibi Yeni Dalga filmlerinin öncüsü olan  La Pointe Courte‘yi sadece 14.000 dolara çekti.

Aynı zamanda, haklı olarak, tarihçi Georges Sadoul La Pointe Courte’yi “yeni muğlaklığın gerçekten ilk filmi” olarak nitelendirdi.

La Pointe Courte, bir denizci kasabasında boşanmak üzere olan Parisli bir çiftin ve kasaba halkının sakin yaşamını anlatır. Yarı belgesel yarı kurgusal olan filmde, Silvia Monfort ve Philippe Noiret tarafından canlandırılan çiftin evlilikleri ve aşk hakkında uzun soluklu diyaloglarına şahit oluruz. Bu esnada La Pointe Courte adlı kasabının sakinlerinin yaşamı göz önüne serilir.

Filmde birçok hikayeye iç içe geçmiştir. Bir zaman 7 çocuk annesi bir kadının evladını kaybettiği anda buluruz kendimizi. Aynı zamanda yargılanan bir gencin sevdiğine kavuşmak için verdiği mücadeleyi izleriz. Kısacası yerel halkın hikayesini bütün bir samimiyetle izlerken, aynı zamanda bir çiftin duygusal hesaplaşmasına da şahit oluruz.

Angés Varda’nin kocasının köyü olan La Pointe Courte‘de çekilen filmde Akdeniz sıcaklığını hissedebilirsiniz. Mahallenin rüzgârlı, dümdüz sokakları ile alçak balıkçı evleri ve barakalarının ileri ve yanal izleme çekimleri (Varda’nın Vagabond’unu önceden yapılandıran) ile kasabayı ve insanların his dünyasını hissedebilirsiniz.

Erkek egemen sinema sektörüne tek başına güçlü bir giriş yapan Angés Varda, her eseriyle yeni bir başyapıta imza attı. İlk filminden sora 2. uzun metrajı olan Beşten Yediye Cléo – Cléo de 5 à 7 (1962) ile adını tam anlamıyla duyurmayı başardı. Biri Şarkı Söylüyor, Diğeri Söylemiyor – L’une chante l’autre pas (1977) filminde eril bakışın dayattığı düzene karşı çıktı. Çatısız Kuralsız – Sans toit ni loi (1985)’da kendi kuralları ile yaşayan özgür bir kadını anlatı. Bütün bu emeklerine ve sinemaya kazandırdıklarına karşı Angés Varda’ya teşekkür ediyoruz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

<span>%d</span> blogcu bunu beğendi: